CIA İŞKENCELERİ
ALFRED W. McCoy


Bu kitap 2006 yılında ilk baskısını yapmış olmasına rağmen CIA ile ilgili çarpıcı gerçekler ile ilgili ipucu vermesi nedeni ile okunmaya değer bir kitap.
İkinci Dünya savaşından bu yana Amerika'nın geliştirdiği örtülü savaş doktrininin manifestosu niteliğindeki bu kitap geçmişte fiziki işkencelerin yerine bugün kullanılmaya başlayan psikolojik işkenceleri gözler önüne seriyor.
Pegasus yayınları tarafından hazırlanan ve Alfred W. McCoy imzasını taşıyan bu kitabın ilgili yayın evi tarafından kullanılan tanıtım metni şöyle;

 

Soğuk Savaştan Günümüze CIA Sorgulamaları.

Ebu Garib Hapishanesi'ndeki görüntüler dünya kamuoyunu şok etmişti. Bu fotoğraflar basit bir sadizm ya da askeri disiplinin bozulduğuna işaret eden belirtiler değildi. Onlar, elli yıldan fazla bir süredir Amerikan istihbarat dünyasında bir kanser gibi yayılan ama fark edilmeyen, CIA'in işkence yöntemlerini göstermekteydi. Bu fotoğraflara tek tek ve yakından bakacak olursak, CIA'nın 1950 yılından günümüze kadar süren işkence tekniklerinin köklerini görebiliriz. Bu görüntüler ve sonrasında yapılan soruşturmalar da gösteriyor ki, Afganistan, Guantanamo, Irak ve Ebu Garib cezaevindeki sistematik işkence uygulamalarına önderlik eden kurum CIA'dir.

CIA, 1950'den 1962 yılına kadar beyin kontrolünü hedefleyen işkencelerin içinde yer aldı. CIA'in psikolojik işkence keşfi, her ne kadar kendisine bağlı olan gizli ve güvenli evlerin dışındaki dünyada fark edilmese ve duyulmasa da, bilimsel açıdan önemli bir dönüm noktasıydı. İki bin yıldan fazla olan işkence tarihinde sorgucular, aşırı olmasına ve sık sık direnişi artırmaya yarasa da, sadece fiziksel işkence yöntemini uyguluyorlardı. Buna karşın, CIA'in psikolojik paradigmasında iki yöntem birbiriyle kaynaştırılmış olarak uygulanıyordu: “duyusal oryantasyon” ve “kendi kendine acı çektirmek.” İnsan doğasındaki psikolojik ve fiziksel kırılganlıkları tespit etmek amacıyla yapılan araştırmalarda, CIA'in “duyusal yoksunluk” adlı yöntemi bütünüyle duyulara ve duyarlılıklara bir saldırıya dönüştü: işitsel, görsel, dokunma, zaman kavramı, vücut ısısı, ayakta kalma, seksüel ve kültürel.

Daha derin düzeyde söyleyecek olursak, Ebu Garib, Guantanamo ve Kabil'deki kötü muameleler, İkinci Dünya Savaşı'ndan beri Amerika'nın geliştirdiği örtülü savaş doktrinin uzun tarihinin manifestolarıdır. Amerikan dış politikasının merkezi yönünü, ortaya çıkan gizli psikolojik işkenceler oluşturmaya başladı. Bu nedenle, bu kitap tekil olaylara ve hatta Ebu Garib gibi önemli skandallara odaklanmamakta, daha çok Amerikan iktidarının bu olayları dünyaya nasıl güçlü ama aynı zamanda da yanlış bir biçimde sunduğuna yoğunlaşmaktadır.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
.

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »

Google